START TYPING AND PRESS ENTER TO SEARCH

Spor Yaralanmaları

Spor Yaralanmaları


Spor yaralanması nedir?

IMG_2579Profesyonel ya da amatör olarak yapılan spor faaliyetlerinde vücudun karşılayamayacağı bir kuvvete maruz kalması sonucu oluşan yaralanmalar spor yaralanmalarıdır. Kişinin spor öncesi ısınmaması, yaptığı spora uygun kıyafet giymemesi nedeniyle oluşan sporcu kaynaklı ya da çevresel etkenler gibi nedenlerde oluşan dış kaynaklı nedenlerden sporcu yaralanmaları oluşabilir.

Spor yaralanmaları sıklıkla spor yapan kişinin kondisyon ve beceri kaybına neden olur. Bu nedenle konulan tanının ve tedavinin en hızlı şekilde yapması profesyonel sporcuların, spor yaşantılarına daha hızlı dönmelerini sağlar. Ancak iyileşmenin tam olmadığı zamanlarda spora dönüş yapan sporcuların yeniden sakatlanma riski artar.

Spor yaralanmalarının şekilleri ve bulguları nelerdir?

Spor yaralanmaları genel olarak yapılan spora göre vurma ve çarpmaya bağlı travmalar olarak görülür. Bunun yanı sıra vücudun belirli bir bölgesini aşırı kullanmaya bağlı oluşan zedelenmelerde görülür. Spor yaralanmalarında oluşan problemlerin büyük bir kısmı sorun oluşturmayan, geri kalan kısım ise tedavi gerektiren ciddi yaralanmalardır.

Spor yaralanmalarında sıklıkla gördüğümüz bulgula ağrı, şişlik ve morarmadır. Bu üç bulguya eklemin yada kemiğin anormal hareketi ve anormal görüntüsü eklenmişse kırık ve eklemin çıkığı birlikte olabilir. Kemikte kırık ve eklemde çıkık olması yaralanmanın daha şiddetli olduğunun göstergesidir. Bu durumda genel olarak eklem ve kemiğin hareketsiz hale getirilip tıbbi yardım istenmesi gerekir.

Spor yaralanmalarının nedenleri

Sporcu kaynaklı ya da dış kaynaklı oluşabilen spor yaralanmalarında bilgi sahibi olup, buna göre önlemler alınmalıdır.

  • SPORUN TİPİ: Bazı sporlarda yaralanma riski daha fazladır. Özellikle temasın fazla olduğu futbol, güreş gibi sporlarda oluşan yaralanmalar kayakta oluşabilecek yaralanmalara göre fazladır.
  • ANTRENMAN ŞEKLİ: Spor müsabakalarına hazırlık olarak değerlendirilen antrenmanlar kimi zaman yaralanmalara dahi neden olabilir. Aşırı, uzun süreli ve yorucu olan antrenmanlar özellikle ısınma ve soğuma egzersizlerinin yeterli olmaması ya da sporcunun antrenörü ile olan olumsuz ilişkileri yaralanmalara neden olabilir.
  • EGZERSİZLERİN YETERLİ YAPILMAMASI: Sporun en önemli kurallarından biri olan ısınma ve soğuma egzersizleri mutlaka her antrenmanda yapılması gerekir. Yapılacak egzersizlerin güç seviyeleri zamanla artırılmalı ve vücudun yapılacak egzersizlere hazırlanması gerekir.
  • ZEMİN: Yüzeyin çim yüzeyden sentetik yüzeye değişmesi (sentetik yüzeyde ön çapraz bağ yaralanma riski artmaktadır), zeminin düzgünlüğü, zemin malzemesinin kalitesi yaralanmaları etkilemektedir.
  • ÇEVRESEL NEDENLER: Sıcaklık, nem, ışık, hava gibi koşullar yaralanmaları etkileyen faktörlerdendir. Gerekli aydınlatılmanın yapılmadığı koşullarda sporcunun görüş alanı düşeceğinden yaralanma riski daha fazla olacaktır.
  • KULLANILAN MALZEME: Uygun ayakkabı sporcunun en temel ve en önemli malzemesidir. Ayrıca koruyucu malzemelerin (dizlik, tekmelik, kask gibi) korunmadaki önemi çok fazladır. Aksine eski veya uygunsuz antrenman ayakkabısı veya ıslak futbol topu, kalitesiz veya eski koruyucu malzemelerin kullanılması ciddi sorun olma nedenlerindendir.
  • SPORCUNUN SAĞLIK DURUMU: Spor yaralanmalarında dış etkenler kadar kişisel etkenlerde önemlidir. Sporcunun sağlık durumu, becerisi, esnekliği, dayanıklılığı ve yaptığı spora karşı fiziksel uygunluğu da önemlidir. Sporcuda var olan enfeksiyonlar, kas – tendon dengesizlikleri ve yapısal bozukluklar, yapılan sporlara özgü sakatlıklara neden olabilir. Ayrıca psikolojik faktörlerde sporcunun oyuna karşı adaptasyon sürecini olumsuz etkileyerek spor yaralanmalarına neden olabilir.

Hangi spor dalında hangi yaralanmalar daha sıktır?

spor_yaralanmalarıi_futbolFUTBOL: En sık görülen yaralanma ayak bileği burkulmaları(Distorsiyon ) ve yumuşak doku ezilmeleridir(Kontüzyon). Ayrıca dizlerde bağ ve menüsküs yaralanmaları ile kasıkta yaklaştırıcı(adduktor) adalelerin aşırı gerilmesine bağlı kasık ağrıları da (adduktor tendinit) sık görülen diğer yaralanmalardır.

BASKETBOL: Yumuşak doku yaralanmaları (kontüzyon, hematom ve adale yaralanmaları) ve eklem yaralanmaları (omuz çıkığı, bağ yaralanmaları) daha sık görülen yaralanmalardır.

BOKS: Sık darbe alınan bölge olduğundan en sık yaralanma kafa ve yüzdedir. Şuur kaybı ile birlikte alınan darbelere bağlı kaş bölgesinde açılma, burun kemiği kırıkları ve burunda eğilme (deviasyon) en sık yaralanmalardır.

HALTER: Sporcuların göğüs ve gövde kasları ile sırt ve bel kaslarında oluşan zorlanmalar sık görülen yaralanmalardır.

JUDO: El bileği ve parmaklarda bağ yaralanmaları ile birlikte kafa travmaları sık görülür.

KAYAK: Diz bağ yaralanmaları ile birlikte bacak (cruris) kırıkları, ayak bileği burkulmaları, omurga kırıkları ve donmalardır.

ATLETİZM: Atletlerde en sık görülen yaralanmalar aşırı zorlanmaya bağlı kas ve tendon yaralanmaları ile birlikte diz bağ yaralanmaları, menüsküs yırtıkları ve stres kırıklarıdır.

Sakatlıklardan korunmak için neler yapılmalı?

Tüm sporlarda görülebilecek sakatlıklardan korunmak için;

  • Vücudunuza ve alışkanlıklara uygun spor seçmek
  • Fizik kondisyon olarak hazır olmak
  • Müsabaka öncesi iyi ısınmak
  • Varsa sakatlık riskli bölgeler için koruyucu ekipman kullanmak
  • Zeminine uygun ayakkabı giymek
  • Gerekli ısınma ve soğuma egzersizlerini yapmak
  • Spor sırasında aralıklı olarak sıvı almak

Spor yaralanmalarında tedavi nasıl olmalıdır?spor_yaralanmalari_muayene

  • Sakatlanmanın olduğu an aktivite bırakılmalı ve sakatlanan bölge dinlenmeye alınmalı. Yaralanmış kısmın kullanılması veya zorlanması sorunun daha fazla büyümesine yol açabilir.
  • Burkulma ve ezilmeye uğrayan bölgeye bandaj ve buz uygulaması en sık yapılan ilk yardım müdahalesidir. Dolayısıyla bandajın uzun dolaşımını bozacak kadar sıkı sarılması, buzun direkt olarak cildin üzerine uzun süre uygulanması sakatlığın kendisinden fazla hasara yol açabilir.
  • Buz uygulaması cildin üzerine serilen havlu gibi bir koruyucunun üzerinden naylon torba içine konulan uygun miktarda buz ile yapılmalıdır. Buz uygulamasının süresi 20 dakikayı aşmamalıdır.
  • Gerekli durumlarda elevasyon ile birlikte ağrı ve ödem giderici ilaçlar kullanılmalıdır.
  • İlk yardımda en sık yapılan hatalardan biri de sporcuya ilk müdahalenin bilinçli bir şekilde yapılmamasıdır. Bayılma, bilinç kaybı gibi durumlarda sporcu en yakın sağlık merkezine donanımlı bir ambulans ve sağlık ekibi gözetiminde taşınmalıdır.
  • Ezilme ve burkulmalarda mutlaka bir ortopedist tarafından klinik muayene yapılarak ve röntgen çekilerek kırık olup olmadığı mutlaka tespit edilmelidir. Aksi taktirde basit bir çatlak veya küçük bir kırık daha komplike hale gelebilir.
  • Eğer şikayetler ciddi ise ortopedi ve travmatoloji acil birimine başvurarak tanı konulması yolunda ilk adımlar atılmalı. Spora bağlı sakatlıklar birkaç günlük konservatif tedavinin ardından tekrar değerlendirilmeli, gerekirse ileri görüntüleme ve tedavi yöntemlerine geçilmelidir.

SPOR ESNASINDA OLUŞAN YARALANMALAR VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Baş ve boyun yaralanmaları

Boyun 7 adet omurun üst üste sıralanmasıyla oluşur. Spor sırasında ani yapılan öne arkaya her 2 yana hareket boynu oluşturan omurlarda kırıklar, bağlarda kopmalar, boyun bölgesindeki kaslarda kanama ve kas liflerinde yırtık görülebilir. Bu bölgedeki en ciddi yaralanması boyun omurlarındaki kırıktır. Bu durumla karşılaştığımız zaman yaralanan sporcuya yapabileceğimiz en önemli yardım sağlık ekipleri gelene kadar boynu hareketsiz hale getirmek ve varsa bir boyunluk takmaktır. Aksi takdirde kırık kemiğin omuriliği yaralaması nedeniyle boyundan aşağı felç hatta ölüm görülebilir.

Bağ yaralanmaları, kas lifi yırtıkları, kas içi kanamalar nispeten daha hafif yaralanmalardır. Bu durumlarda da yine boynun hareketsiz hale getirilmesi ve tıbbi yardım çağrılması gereklidir.

Omuz eklem ve çevresi yaralanmaları

Spor sırasında omuz ekleminde ve etrafında bulunan kürek kemiği (skapula), köprücük kemiği (klavikula), kol kemiğinin (humerus) kırıkları görülebilir. Ağrı, şişlik, morarma, kırılan yerde anormal hareket varlığı bu konuda uyarıcı olmalıdır. Yine yaralanmanın şiddetine göre kürek kemiği (skapula) ile köprücük kemiği (klavikula) arasındaki ve kürek kemiği (skapula) ile kol kemiğinin (humerus) arasındaki eklemlerde çıkık meydana gelebilir. Bu durumda da yine yaralanan bölge olabildiğince hareketsiz hale getirip tıbbi yardım istenmelidir.

Omuz eklemi kemik ve eklemlerden ibaret olmayıp eklemleri ve kemikleri yerinde tutan bağlar, hareketi sağlayan kaslar vardır. Yine bu bağlarda kopmalar kas ve kas liflerinde yırtıklar, kas içi kanamalar olabilir.

Dirsek eklemi yaralanmaları

Dirsek eklemi kol kemiği (humerus), radius ve ulna olmak üzere 3 adet kemik ve bu 3 kemiğin birbirleriyle bağlar aracılığıyla eklemleşmesinden oluşur. Bu 3 kemikten kol kemiği ulna ve radiusla eklem yapar. Ayrıca radius ve ulna kemiği kendi arasında da eklem yapar. Bu üç eklemi dirsek eklemini kabaca iç ve dışta olmak üzere 2 adet bağ yerinde tutar. Bunlar iç (ulnar) ve dış (radial) yan bağ olarak isimlendirilir. Spor yaralanmaları sırasında bu 3 kemiğin kırıkları, bunlar arasında olan eklemlerin çıkığı ve bağlarda yırtılma ve kopmalar olabilir. Bu durumda yine dirseği hareketsiz hale getirip tıbbi yardım alınmalıdır.

Dirsek ekleminde meydana gelen tenisçi ve golfçü dirseği denen durumda ise durum biraz farklıdır. Tenisçi dirseğinde dirseğin dış kısmında, golfçü dirseğinde ise yine dirseğin iç kısmında uzun süreli zorlanma sonucunda olan yaralanmadan dolayı ağrı hissi olur. Bu durum ani ve şiddetli yaralanmadan değil, daha az şiddetli uzun süreli yaralanma nedeniyle oluşur.

Ön kol el bileği ve parmak yaralanmaları

Önkol ulna ve radius adı verilen 2 kemikten, ele ve parmaklara hareket sağlayan kas ve kirişlerinden oluşur. İki kemik birbiriyle ve el bilek kemikleriyle birçok eklem yapar. El bilek 8 adet küçük kemikten oluşur. Bu kemikler 2 sıra halinde dizilir ve birbiriyle eklem yapar. 2. sıra ise 5 adet tarak kemiği ile eklem yapar. 5 tarak kemiği sırayla başparmak ve diğer 4 parmağın diğer kemikleriyle eklem yapar. Bu sayılan kemikler birbiriyle eklem yaparken yine bağlarla bir arada tutulur. Spor yaralanmaları sırasında tüm bu sayılan kemiklerde kırıklar, eklemlerde ise çıkıklar, bağlarda da kopmalar oluşabilir.

Sırt ve bel yaralanmaları

Sırt 12 adet bel ise 5 adet omurun üst üste sıralanmasıyla oluşur. Boyun yaralanmaları kısmında olduğu gibi omur kemiklerinin kırıkları boyun kadar ciddi olmasa da omuriliğin yaralanmasına neden olarak felç nedeni olabilir. Yine sırt ve bel bölgesinin çok hareket ettirilmeden tıbbi yardım istenmelidir.

Kalça eklem yaralanmaları

Kalça eklemi leğen kemiği ile uyluk kemiğinin eklemleşmesinden oluşur. Kalça eklemini yerinde tutan ve kalçayı hareket ettirmeyi sağlayan birçok bağ ve kaslardan oluşur. Yaralanma sonucu kalça kemiği ve uyluk kemiğinde kırık, eklemde çıkık, etraf bağlarda kopma, kas liflerinde yırtık kas içi kanamalar gibi durumlar ortaya çıkabilir.

Diz yaralanmaları

Diz eklemi uyluk, kaval ve diz kapağı kemiğinin eklemleşmesinden oluşur. Diz eklemini yerinde tutan 4 ana bağ vardır; iç yan bağ, dış yan bağ, ön çapraz bağ ve arka çapraz bağ . Ayrıca içte ve dışta olmak üzere c şeklinde 2 adet menisküs vardır. Spor yaralanmaları sırasında tüm bu bağların kopmaları ve menüsküs yırtıkları olabilir. Diz ekeminde ağrı, şişlik dizi hareket ettirememe durumlarında bağ yaralanmasından şüphelenilmelidir.

Bacak bölgesi ve ayak bileği

Bacak 2 adet (tibia ve fibula) kemikten oluşur. Bu kemiklerin etrafı kas dokusu ile çevrelenmiştir ancak vücudun diğer kısımlarıyla karşılaştırılınca kas dokusu göreceli olarak azdır. Bu da bacağı yaralanmalara karşı daha korumasız hale getirir. Bu iki kemik ayak bilek kemikleriyle eklem yapar. Ayak bileğinin iç ve dış kısmı yine bağlar ve ayağı ve parmakları hareket ettiren kaslar ve kirişlerden oluşur.

Ayak ve ayak bileğinin yapısı kısmen el bileğine benzer. Ayak bilek kemikleri yine 5 adet tarak kemiği ve 5 parmağın kemik ve elemleriyle devam eder. Yine bu kemiklerin kırıkları eklem çıkıkları ve bağ yaralanmaları görülebilir.

Ayak bilek çıkığı sanıldığının aksine çok sık rastlanan bir durum değildir ve çıkık meydana geldiği zaman ciddi hasar var demektir.

Ayak bilek burkulması en sık rastlanılan yaralanmadır. Ayak bileğinin içe ya da dışa doğru aşırı zorlanması içteki ve dıştaki bağlarda hasar meydana getirir.

Aşil tendonu topuk arka üst kısmından bacak arka yüze yukarıya uzanan kalın bir tendondur.Yine aşil tendonu yaralanması da sık görülebilecek bir durumdur. Aşil tendon kopmasında hasta topuk ve bileğinin arka kısmında ciddi bir ağrı ve şişlik hisseder ve hasta ayakta zorlukla durabilir.

Bunun dışında adelosan dönemde (okul çağı ve 18 yaş öncesi dönem) yoğun spor yapan sporcularda uzun süreli zorlanmaya bağlı, topukta, diz önünde, diz kapağı kemiği etrafında, kalçada dirsek ve omuz ekleminde bazı ağrılı durumlar vardır. Bu durumların teşhis ve tedavisi uzmanlarca yapılmalıdır.

Yine uzun süreli zorlanmaya bağlı ayak bilek, diz, dirsek ekleminde kıkırdakta kopmalar olabilir. Bu kopan kıkırdak parça eklemin içine düşüp eklemde tahribat yapabilir. Yine teşhis ve tedavisi uzman hekimlerce yapılmalıdır.